Kamboçya ve Sihirli Angkor Şehri

Blog thumbnail

About this blog

Ahşaptan yapılmış yük arabaları arasında sadece gözlerini görebildiğimiz araba çekicilerinin meraklı bakışları arasından uzaklaşırken pasaport kontrolünün hemen önünde tozun içinde oturan 8 ila 10 yaşlarında kız çocuğunun sırtındaki erkek bebek pırıl pırıl küçücük siyah gözleri ile gülümseyerek bizleri izliyor. Yolumuz Siem Reap ve oradan Angkor harabeleri şimdiden heyecanlanıyoruz.

Şöförümüz "Siem Reap" ın dış mahallerine doğru ilerliyor. Çamurlu delik deşik olan bu yolda silkelenerek biraz sallanıyor ve nihayetinde otelimize ulaşıyoruz.

Kamboçya , sabah uyandığımızda sular ülkesine dönüşüyor. Mekong nehrinin getirdiği sular "Tonle Sap" gölünü doldurduğunda sular istikameti geriye doğru tarlaları , yolları ve hatta Kamboçyanın ikinci büyük şehri "Siem Reap" ı adeta bir su şehrine dönüştürüyor. Ülke nufusun % 60 ının protein kaynağı olan "Tonle Sap" gölü ve çevresinde bazen bir tarlada bazen yol kenarında sel sularında ağlarla balık avlayanları görüyoruz,

Kamboçya da muson yağmurları sezonu Mayıs ile Ekim ayı arasında başlıyor. Temmuz ve Eylül ayları arasında etkisini oldukça arttırıyor. "Siem Reap" da her türlü mutfak kültürüne rastlamak mümkün, isterseniz İtalyan isterseniz Köri ,birşeyler içmek isterseniz "Angeline jolie" nin "Tomb Raider" filmini çekerken dinlendiği ve "Tomb Raider" ismini verdiği meşhur kokteyli yudumlayarak başlayabilir; "Red Piano" restorantının ikinci katından "Siem Reap" sokaklarını seyrederek günün yorgunluğunu atabilirsiniz.

Filipinleri vuran kasırga yüzünden . Tuk tukçuları fiyatları ikiye katladığı o günlerde Khmer masajını denemek için kendimizi ilk gördüğümüz masaj salonuna atıyoruz. Khmer tarzı masaj oldukça rahatlatıcı , thai masajından farkı daha yumuşak ve çekme ve katlama gibi sert hareketlerin uygulanmaması sebebiyle farklılık gösteriyor.

Siem Reap görülmesi gereken diğer bir kültürel etkinlik Koulen Restorantında 12 dolara açık büfe ve Khmer dans şovları eşliğinde geleneksel Kamboçya yemeklerini açık büfede sunuluyor. Restorant ve şovlar muson sezonu olmasına rağmen oldukça popüler , önlerde boş masa bulmak bir hayli çok zor.

Bir tuk tukçunun teklifi ile savaş müzesine gidiyoruz. Kamboçyayı kan gölüne çeviren iç savaşda Çin hükümetinin desteklediği Kızıl Kmerler ve Cumhuriyetçileri destekleyen Amerikan malı silahların sergilendiği bu müzede Çin malı savaş uçağının yanında bizi karşılayan gönüllü rehberle tanışıyoruz. İç savaşta Pol Pot rejiminin tüm ailesini katlettiği gözleri yaşlı bu öksüz delikanlı çok iyi ingilizcesi ile bizleri oldukça duygulandırıyor.

Bir zamanlar ağır makinalı tüfeklerin ölüm kustuğu Çin malı helikopterden açılan ateşle binlerce masum insanın acımasızca katledildiği kanlı günleri rehberimizinden dinlerken bir yandan da ayak bileklerimize sorti yapan sivrisinekleri savuşturmaya çalışıyoruz.

Ertesi gün lkiraladığımız bir rehber eşliğinde Angkor harabelerine doğru yola çıkıyoruz..Yollar aşırı muson yağmurları ile birer nehir görüntüsünü andırıyor. Az ileride çamurlu suda oynayan çocuklar bize yetişip arabanın arkasında koşuyorlar. Şemsiye satıcıları. hediyelik eşya satan minik çocuklar harabeleri kapısında gelen turistleri karşılıyorlar.

Angkor Wat 802 ve 1220 yıllırınada eski Khmer kralı 2. inci Suryawaram tarafından Hindu tanrısı Vişnu' ya adanarak inşa edilmiş. İnsanlık tarihinin en şaşırtıcı ve kalıcı mimarı başarılarını temsil eden Angkor Şehri Vietnam da Çin'e ve Bengal körfezine kadar hükmetmİş Khmer imparatorluğunun en önemli stratejik ve idari yerleşim alanı olmuş.

Bilgisaray simülatörleri kullanılarak araştırılan bu antik şehrin karmaşık coğrafi konumu astronomik hesaplara göre Ejderha takımyıldızının milattan önce 10500 tarihindaki konumuna göre gök ayna ve yerdeki yansıması tezi ile inşa edilmiştir. Tüm yapı ve tapınaklar. heykeller ve ikonografik doğası şeytanlar ve tanrıların gökte meydana gelen ekinoks konumlarının devinme ve geçiş olaylarını belirtmek amacı taşımaktadır.

Tropik banyan ağaçlarının altında altında yıllarca saklanan bu kalıntılar Fransız kaşif "Henri Mouhot" tarafından bulunan ve temizlenen bu harabeler yıllar sonra tekrar günümüze taşınmıştır.

Angkor Şehri ve Angkor Wat tapınağını ve ardından Ta Prohm ve bir dönem cezaevi olarak kullanılan Fil Terasını geziyoruz..Angkor Thom da 5 giriş kapısı var. Savaşlardan dönen kral bu kapıdan şehre girerse; savaş kazanılmış anlamını taşıyor ve herkes bir sevinç yaşıyormuş. Bu yüzden zafer kapısı olarak adlandırılmış. Fil terasından sonraki kapı Zafer kapısıdır. Hemen doğusundaki doğu kapısı Banyon tapınağına uzanır. Uzun bir taş patika kenarlarında gülümseyen heykellerin olduğu kapı güney kapısıdır. Ta Prohm "Tomb Rider" filmindeki sahnelerinden çok daha etkileyici bu şaheser tapınak uzun yıllar ağaç kökleri ve çeşitli bitkileri istilasına uğramış .Yüzyıllar boyu tabiat ana onu yok etmemiş, sarmalamış bu mimari şaheser oldukça sihirli ve şaşırtıcı gizemi ile herkesi hayran bırakıyor.

Rehberimizin söylediğine göre Angkor Wat çevresinde mevcut yapma göl yıllar önce düşman istilalarında korunmak için yapılmış.Eski tarihlerde burada bırakılan milyonlarca timsah yaşıyormuş..Halen Hindu dininde kutsal olan ve dünyanın en büyük tapınağı Angkor Wat harabelerinin en çok merak edilen ve gezilen turistik ilgi alanı, Hindu ve Khmer mimarisini karışımı bir estetik harikası.

NOTE: DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN LÜTFEN RESİMLERİ TIKLAYINIZ(FOR MORE DETAILS PLEASE CLICK ON THE PICTURES)

  • Siem Reap da Bir Muson Yağmuru
  • Angkor Wat Kayıp Şehir
Trip Start Oct 01, 2009
1
2
Trip End Oct 07, 2009


Loading Map
Map your own trip!
Map Options
Show trip route
Hide lines
shadow

Use this image in your site

Copy and paste this html: