SKOPIYA

Trip Start Apr 27, 2012
1
8
11
Trip End Jul 08, 2012


Loading Map
Map your own trip!
Map Options
Show trip route
Hide lines
shadow

Flag of Macedonia  ,
Tuesday, May 1, 2012

GÜN 05 GÜNLERDEN SALI :
Sabahı zor ettim .
"Uykusuz her gece" şarkısı kulaklarımda çınlıyor...
8:30 da kahvaltıyı takiben Otel sahibi İzmit ile vedalaştık ve yola çıktık.
Bugün 1 Mayıs ...Gostivar ' a yaklaşırken,şimdiye dek efendi efendi giden Makedonlar
yokuş yukarı çıkarken aniden çıldırdılar ..

 Anlaşılan piknik yeri kapma savaşı veriliyor.
Otoban anlayışlarına hayran oldum.... .

Neredeyse her 100 metrede bir para alıyorlar
 Rakkamın kıymeti harbiyesi yok ama yine de sinirleniyorsun.
Böyle deli dumrul otoban modeline...

 Girerken de alıyorlar çıkarken de ...
 alışacağız...
Şehirde kamp bulma çabalarına, güzel bir otel bulunca son verdik.
Otel'in adı "Konak" ve hepsinden önemlisi önünde park yeri var.
Yemekten hemen sonra Şehri keşfe çıktım .
Üsküp (Makedonca: Скопје, /ˈskopje/, {Skopye}), Makedonya'nın başkenti ve en büyük şehridir.

  Vardar Nehri'nin iki yakasına kurulmuştur. 
 Vardar'ın akış yönüne göre sol taraf eski Üsküp, sağ taraf ise yeni Üsküp'tür. 
 Osmanlı dönemi eserlerinden meşhur taş köprüsü, Üsküp'ün en önde gelen tarihî eserlerinden biridir. 
 Ayrıca değineceğiz...
Üsküp, Makedonya'nın kuzey kesiminde, Kosova’ya yakın bir bölgede yer alır. 

 Balkanlar’ın ortası sayılabilecek bir konumda olan şehir, Vardar Nehri’nin kenarlarında Vardar Vadisi’nde bulunur. 
 Vardar Vadisi, birçok tepe ve dağla çevrilidir.
 Üsküp, MÖ 4000 yılına kadar götürülen bir yerleşim tarihine sahiptir. 

 Bu veriyi şehrin kalesi de gösterir. 
 Şehre dair gerçekçi ilk kayıt MÖ 4. yüzyıla aittir.
Şehrin Roma egemenliğine geçiş, Makedonya-Roma savaşları sonrasında olmuştur. Üsküp, bu savaşlar sonrasında ele geçirilmiştir. 

 Romalı tarihçi Titus Livius, Scupi (şehrin o dönemki adı) şehrine dair ilk tarihî kaynağı yazmıştır. 
 Jeostratejik konumu sebebiyle Üsküp, bu dönemde büyük ve özel bir konum kazanmıştır. 
 Roma’nın Illyricum idari bölgesinin bir parçası olarak şehir, VII Lejyon askerleri tarafından Latinleştirilmiştir
 2., 3. ve 4. yüzyıllara ait Roma yazıtlarından, şehrin bu dönemlerde büyük nüfus artışına uğradığı anlaşılmıştır.
 300’lü yıllarda, özellikle 313 sonrasında şehirde Hristiyanlık yayılmaya başlamıştır. 
 Bu şekilde de Üsküp’te, piskoposluk kurulur. 
 4., 5. ve 6. yüzyıllarda şehir Doğu Roma İmparatorluğu içinde saraylar, hamamlar, meydan ve sokaklar, su idare sistemleri ile gelişkin bir şehir olmuştur.
 10. yüzyılda, 972-992 yılları arasında Üsküp, Birinci Bulgar Devleti’nin başkenti olmuştur.

 1093’te Sırp jupan (bölge yöneticisi) Vukan, şehrin üstündeki Norman hâkimiyetini kesmiştir.
 1189 yılında şehir, Sırp krallığı içinde yer almıştır.Üsküp, 11. yüzyıldan 14. yüzyıla kadar sık sık el değiştirmiştir. 
 Bu el değiştirmelerde genelde Bulgarlar, Sırplar ve Doğu Romalılar mücadele içinde olmuşlardır.
  19 Ocak 1392 tarihinde Üsküp, sahneye yeni çıkan ,Osmanlı Türklerinin egemenliğine girmiş

 Şehir, bu tarihten sonra "Üsküp"adını almıştır.
  Aziz Teodor Manastırı’ndaki bir rahip, şehrin Türklerin hükmüne geçişini şu şekilde kayda almıştır:
  "69’uncu yılın (1392) 6’ncı gününde (19 Ocak) Türkler şehri ele geçirdiler".
  1392 yılından itibaren ekonomik ve idari bakımdan şehirde büyük değişiklikler olmaya başlamıştır.
  Coğrafi konumunun sonucu olarak şehir, Türklerin sonraki fetihleri için merkez olmuştur. 
 Şehir, Osmanlı İmparatorluğu egemenliği sonrasında politik ve ekonomik açıdan çok güçlü bir hâle gelmiştir.
XVI. yüzyılda Üsküp’ün nüfusuna dair bilgiyi, Evliya Çelebi vermiştir.

  Bu ünlü Türk seyyaha göre :şehirde 10.160 hane bulunmaktadır
 Şehrin gelişimi 1689 yılında aniden kesilmiştir.
  1683-1699 Osmanlı-Avusturya Savaşları sırasında Avusturya ordusu birlikleri General Piccolomini önderliğinde, Balkanlar’daki Osmanlı İmparatorluğu topraklarına girmiştir. Uzun bir yarma hareketi ile Kaçanik Kalesi’nin ele geçirilmesi sonrasında Üsküp önlerine gelinmiştir.
  25 Ekim 1689 tarihinde Avusturya birlikleri Üsküp’ü büyük direnişle karşılaşmadan ele geçirmiş ve şehirde büyük ve zararlı faaliyetlerde bulunmuştur.
  General Piccolomini’nin emriyle şehir ateşe verilmiştir. 
 Bu yangın ve yıkım, 26 ve 27 Ekim olarak iki gün sürmüştür. 
 Bu büyük yıkımda birçok dükkân ve ev yok edilmiş, en büyük zarar da şehrin Yahudi mahallesinde görülmüştür.
 Bu zarar verici saldırılar, Osmanlı Ordusu’nun karşı saldırısı ile püskürtülmüş ve devletin Avusturya ordusu geldiği gibi, Osmanlı topraklarından çıkartılmıştır.
 1873 yılında Selanik-Üsküp tren hattı açılmıştır
 Bu hattın açılması ve sonrasında Mitroviça yönünde gelişmesi, Üsküp’ün gelişiminde büyük rol oynamıştır. 
 Bu tarihler, aynı zamanda Balkanlar’da Osmanlı İmparatorluğu’na karşı girişilen isyanların artmaya başladığı dönemdir
 Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde Üsküp, Kosova Vilayeti’nin başkenti olmuştur. 
 1900-1908 tarihleri arasında Hafız Paşa, şehirde birçok bina yaptırmıştır. Islahhane, İdadiye, Vardar ve Serava akarsularının ıslahı gibi imar çalışmaları gerçekleştirilmiştir
1912-1913 Balkan Savaşları, Üsküp’te Osmanlı egemenliğinden son bulduğu tarihlerdir. Bu tarihler sonrasında, çeşitli saldırılar ve yıldırma çalışmaları sebebiyle şehrin en büyük nüfus oranına sahip Türk nüfusu içinden, Türkiye yönünde gelişen büyük göç hareketleri yaşanmıştır.

 Üsküp, Osmanlı egemenliği sonrasında Sırp egemenliğine geçmiştir
 Bu idare altında, Morava Bölgesi içinde yer almıştır. 
 1913 yılında yapılan Londra Antlaşması ile Makedonya bölgesi Sırbistan’ın kontroluna bırakılmıştır
 I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesinden sonra, şehir Bulgarların kontroluna geçmiştir.
  1918’de ise şehir, 1939 yılına kadar Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı’nın egemenliğinde kalmıştır.
 7 Nisan 1941 tarihinde Üsküp, Alman işgalinde Bulgar güçlerinin kontroluna girmiştir ve 1944 yılında şehir, yeni kurulan Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin çatısı altında, özerk Makedonya cumhuriyetinin başkenti olmuştur.
1991 yılında Makedonya’nın Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nden bağımsızlığını ilan etmesiyle, Üsküp, bağımsız Makedonya Cumhuriyeti’nin başkenti olarak bugüne gelmiştir. 

Kenti eski yeni arasında bölen Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Vardar Nehri üzerinde, Üsküp şehir merkezinde bulunan tarihi Osmanlı köprüsü. Üsküp’ün simgelerinin en başında yer alır.
Köprü ,katı taştan oluşan bloklardan ve 12 adet yarım yay kemere bağlanan sabit, katı sütunlardan oluşur. Yapı, 220 metre uzunluğa ve 6 metre genişliğe sahiptir. Köprünün ortasında bulunan kitabe bölümü yeniden yapımdadır.
 1451-1469 yıllarında Fatih Sultan Mehmet’in himayesi ve kontrolu altında yapılmıştır. Köprüden, Alaca Cami vakıfnamesinde sözü edilmiştir.
 Kimi kaynaklara göre köprünün Mimar Sinan tarafından yapıldığı belirtilmektedir. 
 13 kemer gözü yani 12 kemeri bulunan köprünün kemer açıklıkları ise merkeze doğru genişlemekte ve yükselmektedir.
  Köprünün toplam uzunluğu 220 metredir. 
 Kemer açıklıkları açısından en küçük açıklık 4,05 metre en büyük açıklık ise 13,48 metredir.
1451-1469 yıllarında Fatih Sultan Mehmet’in himayesinde yapılan köprü tarihte birçok kez hasar görmüş ve onarılmıştır
 1555 yılındaki büyük depremde hasar gördüğüne dair tarihî kanıtlar olduğu söylenmiştir. 
 Bu depremde köprünün 4 sütunu ağır hasar yaşamıştır.
 II. Dünya Savaşı döneminde, 1944 yılında faşistler tarafından köprüye patlayıcı yerleştirilmiştir.
  Üsküp’ün kurtulmasıyla, patlayıcılar sökülmüştür.
 1689 yılında bu köprüde Kumanova dükü Karpoş adlı birisinin asıldığı iddia edilmiştir.
 Üsküp bildiğiniz gibi ;Yahya Kemal,Mehmet Akif Ersoy ,Atamın Dedesi Hakkı efendi gibi şahsiyetlerin yetiştiği önemli bir şehrimiz.
Bunlardan daha önemlisi sevgili eşimin dayısının memleketi...
Yemekleri anlatılmakla bitmez...Kaymaçinası,paçası,böreği,köftesi,simiti poğaçası ile Üsküp insanın aklını başından alır hani...
Eski Çarşı, 1 mayıs nedeniyle kapalı ama kendinizi rahatlıkla bir Türk çarşısında geziyormuş gibi hissedebilirsiniz..

Yeşillikler altında bir kahvede dinlenirken internet yapıverdik.
Otele Döndüm 

 Televizyonda ,bizim bilumum yerli dizilerimiz...
Ezel,Öyle bir geçer zaman ki,

 Bizim eşek gözlü Süleyman, bir makedonca konuşuyor aklınız şaşar...
 Kuzey -güney dahil ne istersen var.
 500 yılda bir numara yapamamışız ama diziler alıp götürüyor işi...
 Tek mahzuru Makedonların, tüm türk şöförlerinin yalılarda oturduğunu ve hepsinin siyah bir jeep sahibi olduklarını sanmaları...
 O kadar yanılgı olacak elbet...
Akşam üstü bu kez Ayşe ile tekrar şehre döndük...
Biraz foto, biraz banklarda etrafı seyretme ..

 Eski şehir ile yeni şehri ayıran Vardar Üzerindeki FSM köprüsü üzerinde resim çektirmece ...hepsi var... Üstelik bu FSM de geçiş ücreti yok ...
Daha sonra benim gündüzden peylediğim Turist Köftecisi ( Turist yerin adı ) ve sevgili Garsonumuz Bünyamin'in hassas yönetiminde Köftelerimizi yedik.

 Tek kelime ile nefis.
 fonda akşam ezanı okunuyor ...
 coğrafyada hiç yabancılık çekmiyorsunuz..
Köfteciden sonra tekrar yeni meydana döndük 

 havalı kafelerin birinde, bastırır diye colamızı yudumladık.
 Tepesinde İskender'in yer aldığı çeşmenin, viyana valsleri eşliğinde su fışkırtmalarını izledik..
Daha sonra bittabi arabamızı park ettiğimiz yere geldik ..

 O da ne ?
  Siyah ve kapı penceresi açık ,içinde şöförü olmayan bir araç bizim aracı tıkamış..
 Sağa sola bakıyorum kimsecikler yok ..
 Biraz korna morna yine kimse yok ..
 Kapı pencere açık acaba hırsızlık malı mı ? 
 diye düşünürken bir gazete müvezzi gördüm..
 Sahibini biliyor musun ? diye sordum..
 Kulağıma eğildi çok gizli bir şey söylüyormuş gibi ..
 Polis dedi..
 İyi de Polis nerede?  diye sordum.
 "Bekle gelir" dedi..
Al başına belayı... 

 Koskoca Üsküp te herif yer bulamadı tam bizim arabanın kıçına dayandı..
 Endişeli bir bekleyiş..
 Biraz sonra Çılgın bir polis arabası ,ana caddede önümüzden geçti ...
 tam kavşakta bir herif arabadan atladı ....
 Koşa koşa kavşaktaki bir kutuya gitti.
 Tüm trafik lambaları kırmızı oldu.
 O hızla kafasına bir şapka geçirdi ve kavşakta diğer arabaları durdurup ana yolu açık bıraktı..
 Az sonra üç tarafı polis arabası ile çevrili Siyah ve meşum bir Mercedes  tam önümüzden hızla geçti...
 Kavşak tarfiğini kontrol eden polis yine kutuya seyirtirken 
 ben 
bizim durum ne olacak ?" diye sordum..
 "Bekle" dedi...
 Artık olay traji komik bir hal almağa başladı.
 Gerçekten az sonra 2 adet at hırsızı kılıklı herif geldi 
 hiç yüzümüze bakmadan kapı pencere açık arabaya bindi ve gitti.
 Bizde yola çıkabildik..
Kıssadan hisse: 

 olur da bu kesimde kapı pencere açık bir araba görürseniz biliniz ki bu ancak çalıntıdan korkmayan bir guruba ait olabilir...
 Yok ,eğer siz de güvenli bir şekilde merkezi bir yere park etmek istiyorsanız lütfen pencereleri ve kapıları açık bırakınız ve en olmadık yere park ediniz...
 Herkes bunun polis arabası olduğunu bilir...
 Otelimize döndük aacımızı park yerimize koyduk ve yattık .

 
 Üsküp'te şimdi Hava durumu:

 http://weathersticker.wunderground.com/weathersticker/sunandmoon_metric/language/turkish/global/stations/13586.gif



GÜNÜN ÖZETİ

GÜN KM:201          KUMULATIF KM:1300

ORT HIZ:66

MAX HIZ:67

TOPLAM SAAT:

SÜRÜŞ SAAT : 2:40

YAKIT : 
 
  

 
Slideshow Report as Spam

Use this image in your site

Copy and paste this html: