Floransa

Trip Start Jun 03, 2009
1
22
38
Trip End Jul 2009


Loading Map
Map your own trip!
Map Options
Show trip route
Hide lines
shadow
Where I stayed
Hostel Emerald Fields

Flag of Italy  , Tuscany,
Saturday, June 20, 2009

Floransa, Italya'nin belki de dunyanin sanat merkezi. Daha dogrusu bize pompalanan bu. Italya’da sanki her sehre bir konsept yuklenmis, sehir o rolu oynuyor. Milan moda, Floransa sanat, Roma tarih, Venedik turist sehri gibi. Floransa’nin da her yeri muzeler, sanat galerileri, sokak sanatcilari dolu.

Kaldigim hostel cok sirin bir yer. 6 kisilik bir odadayim, banyosu icinde. Bu kez banyoda jakuzi var, tam ustunde de cati penceresi. Tabi ki yine ben haric geri kalanlar kiz. Bu kez Kanada’dan.

Hostel’e yerlesir yerlesmez hizli bir sehir turu atiyorum. Turistik ne kadar meydan, bina, kilise, heykel varsa neredeyse bitiriyorum. Ertesi gun erkenden Uffizi muzesini gezecegim. Hostel’e donup biraz blog yaziyorum. Yasasin free internet.

Ertesi gun kargalar bokunu yemeden kalkiyorum. Zaten bu seyahat erken kalkmak, gec yatmakla gecti. Trenler de olmasa uykuya hasretim. Trende uyuklamak ne zevkli ama; sallana sallana, besik gibi, bir de tren ritim tutuyor…

Hedef Uffizi muzesi. O da ne, benden erken gelenler var, upuzun kuyruk. Yirmiserli gruplar halinde iceri aldiklarini varsayarsak, bana ancak bir saat sonra falan sira geliyor. Ama arada beklerken bir sokak ressaminin arkasina dusuyorum. Adam gozumun onunde nefis bir suluboya resim yapiyor. Bu sanatcilari calisirken izlemek cok faydali. Hepsinden birseyler kapiyorum.

Uffizi icinde fotograf yasak. Ama maganda Turk olarak belli eserleri mecburen cekiyorum. Hersey siz okuyucularim icin… Uffizi gercekten muhtesem bir muze. Masraf etmekten o kadar kacindigim halde yine de bir kitapcigini adlim.

Muze sonrasi sehrin daha uzak bolgelerine yuruyorum. Yol ustundeki Palazzo Pitti gibi baba yerlere ugraya ugraya en guneyde Michelangelo meydanina variyorum. Meydan bir tepenin uzerinde. Tabi yine yuzlerce basamak tirmanmak gerekiyor. Ama bu kez degiyor, manzara super.

Bir sokakta tavuklu doner patlatiyorum. Donerci Recep’le yarim saat muhabbet. Galiba gurbet koymaya basladi, cocugun geyik muhabeti bile iyi geliyor…

Donuste meydanlarda cesitli gosterilere denk geliyorum. Tas banklardan birine oturup sokak calgicilarini dinliyorum. Millet sokakta dans ediyor. Calgicilar bir ara "Uskudar’a gider iken"i caliyorlar. Diger bir sokak ressami cocuk elinde sprey boyalar uc dakikada fantastik uzay resimleri yapiyor. Bir baska meydanda yan flut konseri, bir digerinde sarlo gosterisi var. Sehir karnaval yeri gibi.

Aksami barlarin toplandigi Santa Croce’de bitiriyorum. Girdigim bir Karaoke bari tiklim tiklim universiteli gencler doldurmus. Son moda parcalari avaz avaz soyluyorlar.  O sirada denizci uniformali  subay gencler geliyor. Kizlar sirayla hatira fotografi cektiriyorlar.

Artik seyahatlerde neredeyse gelenek oldu, ne zaman aklima bir sarki takilsa karsima geliyor. En son Saraybosna – Dubrovnik seyahatinde agzima “Yarim Istanbul” sarkisi dolanmisti, Saraybosna’da bir restaurant’ta canli muzik calan orkestra iki kez o sarkiyi calmisti (Alacakaranlik kusagi). Bu kez de hem Italya ile ilgili, hem de benim icin ozel anlami olan “That’s Amore” aklimdaydi (hani su Adios reklaminda rezil edilen Dean Martin sarkisi). Karaoke barda geldigimin besinci dakikasinda bu sarkiyi caldilar (fesupanallah)!

Yarinki program cok dolu. Sabah erkenden once Siena, sonra Pisa yapip geri gelecegim. Bavulu hostel’den alip Venedik’e varacagim. .. Speedy Gonzaaales!!!
Slideshow Report as Spam

Use this image in your site

Copy and paste this html:

Table of Contents